Celiloğlu.Org | Celiloğlu Şairlerinin Web Sitesi
Free Hosting

Free Web Hosting with PHP, MySQL, Apache, FTP and more.
Get your Free SubDOMAIN you.6te.net or you.eu5.org or...
Create your account NOW at http://www.freewebhostingarea.com.

Cheap Domains

Cheap Domains
starting at $2.99/year

check


Celiloğlu.Org | Celiloğlu Şairlerinin Web Sitesi

MEVLAM

Sefil AHMET’in Allaha olan muhabbeti ve Allah’ın endini af etmesi için yalvarışı;

MEVLAM

İblisi sokma kanıma,
Ceza veriyor canıma,
Dut elimi çek yanına,
Yakın olsun ara mevlam…

Merhamet eyle acize,
Bakan yok oldum acuze,
Nasip et gidem hicaza
Gerek bana para mevlam…

Bende bir bi- çare kulam,
Çok ağrıyor sızlar yaram,
Daha bitmedi mi çilem,
Sen dayanman cara mevlam…

Varıcık yüce katına,
Sığındım merhametine,
Habibiyin hörmetine,
Yakma beni nara mevlam…

Islah et N’olur azgını,
Güldüresin bu üzgünü,
Helal bol ver ırızkımı,
Sokma beni dara mevlam…

Dolaştım kaldım arada,
Muradımı ver orada,
Beni eş ettin burada,
Bir mefasız yara mevlam…

Gözel gösterdin gözüme,
Ateşin koydun özüme,
Aha bakmıyor yüzüme,
O kaşları kara mevlam…

Sefil AHMET’in halını,
Sıhhat ver sağalt canını,
Göndermezsen dermanını,
Sağılmıyor yara mevlam…

SEFİL AHMET BAKİ-KODALLI KÖYÜ

Facebook'ta Paylaş
 

EVLATLARIMA NASİHATIM-2

Sefil AHMAT’in oğullarına nasıl yaşamaları ve hareket etmeleri yönündeki nasihatı;

EVLATLARA NASİHATIM -2

Irızkımdan şüphe etmedim çoktan,
Onsekiz bin aleme var etmiş yoktan,
Çalışın çabalan isteyin haktan,
Elin kazancını gasbetmeyin….

Göğe bakmayınan mazılar yanmaz,
Çalışan kimseye boynunu eğmez,
Allah razı olmaz kimseler sevmez,
Yeyip içip gece gündüz yatmayın…

Kimseye sır verme açma içini,
Sıçırma üstüne elin piçini,
Şeytanın hilesi nefis hücumu,
Aman oğlum avrat sözü tutmayın…

Dinlen babanızı altmış yaşında,
Bakın millet birbirinin peşinde,
Dost kalmadı menfaatın dışında,
Hiç kimsenin gayretini gütmeyin…

İnsanların açık olmalı anlı,
Doğru sözlü olun haklıdan yanı,
Haram yiyenlerin doyar mı karnı,
Helal malınıza haram katmayın…

Yalvarın hüdaya eylen niyazı,
Fatiha gönderin bana da bazı,
Terk etmeyin şu beş vakit namazı,
Ahirete yüzü kara gitmeyin…

Neye yarar insanların harisi,
Evliyalar peygamberler varisi,
Mevlam diyor insaf dinin yarısı,
İkiye alıp da beşe satmayın…

Sefil AHMET derki; olmayın gatı,
İyinin her yerde söylenir methi,
Validenin intizarı çok kötü,
Hörmet edin ananıza çatmayın…

SEFİL AHMET BAKİ-30 AĞUSTOS 1995/KODALLI KÖYÜ

 

YEĞENİM

Yeğenim Hüseyin CELİL ile Dr. Hasan AYPARLAR misafirliğe geldiler yörenin halk şairleri hakkında derleme yapıyorlar ikisinide severim.
Durumlarına yazdığım

YEĞENİM

Geceleri uyku gelmez kakarım,
Melul mahzun etrafıma bakarım,
Mum gibi yanarım erir akarım,
Dağlar dayanmıyor zora yeğenim…

Zehra’sız güler mi yüzü Tahir’in,
Kimse bilmez akıbetin ahirin,
Kendinin inadı benim gahirim,
Günme, gün uzuyor ara yeğenim…

Sennen Cıngıl’ımın billim halından,
Dua ediyom bir şey gelmez elimden,
Bunlar ama doğmuş analarından,
Renk tarif edilmez köre yeğenim…

Saf küheylan bakımına çekilir,
Eğeri, pusatı, gemi takılır,
Çıbığınan istikamet yapılır,
Binersen şol himar tora yeğenim…

Usandım evimden barkımdan yurttan,
Sırtım uyuz oldu pireden bitten,
Evlattan, devletten hele avrattan,
Zaten benim bahtım kara yeğenim…

Kadir mevlam gaim etsin imanım,
Ah çeksem burnumdan çıkar dumanım,
Ben gocadım zaten geçti zamanım,
Aman siz düşmeyin dara yeğenim…

Denkledim göçümü bekliyom handa,
Huzur yok evimde, sıhat yok canda,
Yarın mahşer günü ulu divanda,
Mevlam murazımız vere yeğenim…

Cıngıl’la Hösün’e eyledim çağrı,
Ben gibi onların sinesi dağlı,
Aşkın esiri olduk kolları bağlı,
Bak düşürdü ahu zara yeğenim…

Çok severdim girer idi düşüme,
Bırakıpta gitmez idim işime,
Sabırım gayretim gitti boşuna,
Sinam delik, delik yara yeğenim…

Ne mutlu yaşıyor bakıyom eller,
Geçirdik zamanı kapandı yollar,
Can çıkmayınca huy çıkmaz derler,
İçlerine kıran gire yeğenim…

Sefil AHMET dayın gücenme bana,
Bilmiyom seninki nasıldır sana,
Ben şikayet ettim kadir mevlama,
Ahirette cezasın göre yeğenim…

SEFİL AHMET BAKİ -04 EKİM 1995

 

DÖNE DÖNE

Kara gözlü hanımına nasıhatı. Hanımının adı Döne diye bilinir asıl adı Elif’dir.

DÖNE DÖNE

Dinle sana bir nasihat edicim,
Düşün şöyle biraz dur döne,döne,
Acı tatlı nice günler geçirdik,
Kalsın aramızda sır döne,döne,

Kurduk yuvamızı oğlanlı kızlı,
Nice yol gördük dikenli tozlu,
Gönül dediğin şey galada gizli,
Dokunma uçacak sır döne,döne,

Hastayım kakamam derdim çok beter,
Bana çektirdiğin çileler yeter,
Ne dilim yorulur, ne sözüm biter,
Bade sundu bana pir döne,döne…

Mevlam şaşırmasın doğru yolundan,
Hakkın emri hiç korkmuyom ölümden,
Şu yaşta bir hata çıksa dilimden,
Altın adın olur pul döne, döne…

Ağlıyarak hakka edek niyazı,
Melekler methetsin hak sevsin bizi,
Dikkat eyle şu beş vakit namazı,
Geç kalma vaktinde kıl döne,döne…

Ömür bitmeyince insan ölürmü?
Acep intizarım yerde kalırmı?
İnsan helaline mahrem olurmu?
Bülbül için açar gül döne,döne…

Ah çeker ağlarım yanıyor içim,
Benim de hatam var senin çok suçun,
Sevek birbirimizi yaradan için,
Olak mevlamıza kul döne,döne…

Çok çektirdin bana ah ile zarı,
Yeter kalan alma gel intizarı,
Nedicin namussu, nedicin arı,
Çal şişeyi taşa kır döne,döne…

Hak verdi bu aşkı çok sevdim seni,
Çekinmeme yoluna veririm canı,
Allahı seversen bırakma beni,
Gel daim yanımda dur döne,döne…

Gocamıyor gönül on beş yaşında,
Ahım kaldı gözlerinde kaşında,
Mihman olsam gerdanında döşünde,
Yüzümü yüzüne sür döne,döne…

Vakti gelir gıymatımı bilrsin,
Bana ettiğine pişman olursun,
Ben ölürüm sen yalınız kalırsın,
O zaman bağrına vur döne,döne…

Sonu yoktur mevlamdaki rahmetin,
Öleneçek dünyada eylensin methin,
Hatırın hoş eyle Sefil AHMET’in,
Cennet vacip olur bil döne,döne…

SEFİL AHMET BAKİ/KODALLI KÖYÜ

 

MEYLETME MALA PARAYA

Sefil AHMET’in kendi kendine sitemi

MEYLETME MALA PARAYA

Meyletme mala paraya,
Tuz biber atan yaraya,
Mahkemeyi kübraya,
Ne yüz ile varacağız…

Vah insan olmadık vah,
Ölenece çekerim ah,
Çeşit,çeşit çoktur günah,
Nasıl hesap vereceğiz…

Aha ne kaldı ki şurda,
Dünya’ya aldanma burda,
Karanlı ıssız gabırda,
Yalınızca kalacağız…

Emir haktan neyse kader,
İnsanlar aciz derbeder,
Korkarım kuşağa kadar,
Ter içinde olacağız…

Hesap vermek zordur orda,
Amel dermen olur derde,
Baki kalan yoktur burda,
Mutlak bir gün öleceğiz…

Bir gün düşeceğiz dara,
Kimse bakmaz ahu zara,
Eli boş yüzü kara,
Orda nasıl edeceğiz…

Bu haslet benden gitmezse,
Rahman elimden tutmazsa,
Eğer gaffar af etmezse,
Cayır, cayır yanacağız…

Saymayınan dert mi biter,
Gün geçtikçe derdim artar,
İmanınan gitsek yeter,
Ol resulu göreceğiz…

Sefil AHMET derler bana,
Bir gün ecel gelir cana,
Bu gün bana yarın sana,
Göçüp burdan gideceğiz…

SEFİL AHMET BAKİ -01/08/1995

 

EVLATLARA NASİHATIM

EVLATLARA NASİHATIM

Nefse hizmet ederseniz,
El gayreti güderseniz,
Bir gün akar gidersiniz,
Boz bulanık sele oğlum…

Kahkaha atıp gülmeyin,
Günahınıza ağlayın,
Boynu hörküşlü tor kalmayın,
Gelin gayrı yola oğlum…

Nasihatım böyle size,
Dönmen çürük çıkan goza,
Eller güler söer size,
Düşersiniz dile oğlum…

Yoktur emminiz dayınız,
Hepisinde aldık payımız,
Helal kazanıp yeyiniz,
El açmayın ele oğlum…

Ya hak deyi eylen nida,
Aman ha kalmayın cüda,
Rızık veren bari hüda,
Minnet etmen kula oğlum…

Olmayın peşin yargılı,
Kırka bölün yarın kılı,
Dostlar menfaatla ilgili,
Basman çürük dala oğlum…

Yoruldum yorgunum bittim,
Aha son hitama yettim,
Külümü savurdum gettim,
Fırtınalı yele oğlum…

Mahşerde kurulur yargı,
Adalette yapman fargı,
Çürümüş kırılır gayrı,
El vurmayın tele oğlum…

Kimi gezer kimi yatar,
Kimi yanar kimi tüter,
Eller sizi alır satar,
Geçmez akçe pula oğlum…

Babanızın bağrı yara,
Gün görmedi bahtı kara,
Bülbül gibi başlar zara,
Hasret kaldı güle oğlum…

Sefil yoksulun hepisi,
Burnundan çıkar kokusu,
Nara benzer el kapısı,
Eder sizi köle oğlum…

El için ataşa yanman,
Aldanıp sözüne kanman,
Her dost diyene güvenmen,
Sararlar kıl çula oğlum…

Sıkışıp darda kalsanız,
Perişan zelil olsanız,
Açlık çekerek ölseniz,
Yapman ele hile oğlum…

Yanar Sefil AHMET yanar,
Daima nefsini kınar,
Fazla dokunmayın kanar,
Başımdaki kele oğlum…

SEFİL AHMET BAKİ/ 01/08/1995

 

İNSAN OĞLUNA NASİHAT

İNSAN OĞLUNA NASİHAT

Teffekürle şu alemi seyreyle,
İbret alacak şey çok insan oğlu,
Adem’den Havva’dan önce var idi,
Dünya’nın tarihi yok insan oğlu…

Yaratmış denizi, dağı, ovayı,
Teneffüs ettirir temiz havayı,
Gadir mevlam ne hoş kurmuş binayı,
Direksiz duruyor gök insan oğlu…

Herkes bu Dünyadan göçecek bir gün,
Ecel şerbetini içecek bir gün,
İnsan ektiğini biçecek bir gün,
Durmadan eyilik ek insan oğlu…

Nehy-i Anil münker emr-i bil mağruf,
Doğruyu yanlışı eyliyor tarif,
İslam nadan olmaz, olalım arif,
Ağır sırtımızda yük insan oğlu…

Aman ha… kimseye eyleme hile,
Sakın haram yama sen bile, bile,
Tövbe et günahını affını dile,
Emrine seherde kalk insan oğlu…

Dolaşsın zikrullah vücutta kanda,
Haram lokma, gıda olmasın canda,
Yarın mahşer günü ulu divanda,
Çıkmalı yüzümüz ak insan oğlu…

Gadir mevlam sana olmasın dargın,
Çokça an ismini zikreyle her gün,
Mezar çok karanlık kimse etmez yardım,
Elinle çıranı yak insan oğlu…

Şahit olur azaların her biri,
Çok mütavazi ol bırak gururu,
Fahiri, ucubu, hele kibiri,
Çıkar at kalbinden sök insan oğlu…

İnsanlar oldular yetmiş üç fırka,
Eyleme boş kelam düşersin şirke,
Avamın havasın işi tehlike,
Mutmain olmaya bak insan oğlu…

Sefil AHMET derki; vay datlı canlar,
Dolup, dolup boşalıyor şu hanlar,
Acı datlı burda tez geçer günler,
Mahşerde meşekkat çok insan oğlu…

SEFİL AHMET BAKİ 29 AĞUSTOS 1995

 

MEFASIZ DİLBER

Bir türlü hastalıktan kurtulmaz Sefi AHMET’in kara gözlüsü de bakımını yapmakta yetersiz kalır arasının düzelmemesi onu bu konuda çok kaygılandırır bunun üzerine söylediği…

MEFASIZ DİLBER

Sana derim sana mefasız dilber,
Bildiğinden geri kalma ha… kalma,
Her umruma kefi mevlam var benim,
Sen bana merhamet kılma ha… kılma.

Hakkım helal etmez orda alırsam,
Yeter bana ettiğini bulursan,
Vadem yeter senden evvel ölürsem,
Sakın baş ucuma gelme ha…gelme.

İşin gücün daim ahu zar olsun,
Ömrün uzun mezarcığın dar olsun,
Her iki cihanda yüzün kar’olsun,
Dilerim mevladan gülmeha…gülme.

Ben umudum kestim sende kes benden,
İstemem yaşamak usandım candan,
Dünya ahiret bir şey ummuyom senden,
Bir fatiha bile salma ha…salma.

İsmimi yad edip alma diline,
Kokular sür zülüfüne teline,
Giyin kuşan gına yakın eline,
Ağlayıp göz yaşın silme ha…silme.

Hep dert yandın benden eyledin feryat,
Ben gidersem belki eylersin rahat,
Bayram günü bile etme ziyaret,
Arayıp mezarım bulma ha…bulma.

Boşa imiş ikrarını güttüğüm,
Ataşına yana, yana bittiğim,
Aklına düşerse bana ettiğin,
Düşünüp derine dalma ha…dalma.

Hastayım yatarım hiç yoktur halım,
Allah razı olmaz çok ettin zulüm,
Susumdan kurusa damağım dilim,
Getirip bir tas su verme ha…verme.

Azsa yaralarım hicranlar aksa,
Kurt düşse üstüne her yanım koksa,
Yüzüme gözüme sinekler çoksa,
Gelip hizmetimi görme ha…görme.

Sefil AHMET derki; öldürdün beni,
Ezeli ne kadar severdim seni,
Resmimi görürsen tanıma beni,
N’olur hatırlayıp bilme ha…bilme….

SEFİL AHMET BAKİ 27/08/1995

 

VAR

Sefil AHMET hastalanır, bir gün hanımını yanına çağırır o da “Artık senin tadın yok gelmiyorum yanına” der. Çok sevdiği değer verdiği kara gözlüsünün yanına gelmemesi kendinden usandığını düşünür. Artık sözlerini dinlemeyip yalvarmalarada aldırmaması üzerine söylediği;

VAR

Sevdim aldım amma bulamadım haz,
Şu yalan Dünya’da görmedim muraz,
Hesap ettim şöyle düşündüm biraz,
Osüz gibi boynu bükülenler var.

Daha seni öyle seviyom sanma,
Aldanıp sen seni boşuna yorma,
Seninle bir saat yaşamam amma,
Gelipte karşıma dikilenler var.

Şaşırdın vefasız beni şaşırdın,
Ciğerimi kebap ettin bişirdin,
Destan ettin dilden dile düşürdün,
Bakıp, bakıp bana dakılanlar var.

Dünya metaında kalmadı gözüm,
Ne kadar söylesem tükenmez sözüm,
Beş tane oğlum var, beş tane kızım,
Ağlayıp göz yaşı akıtanlar var.

Sönmüyor ataşım sönmüyor közüm,
Kalmadı takatım ömürüm özüm,
Neslihan, Feriha, Gülüzar kızım,
Melul mahzun bana bakınanlar var.

Çok hesap eyledim indim derine,
Esir etme mevlam nefsin eline,
Nalet olsun kör şeytanın şerrine,
Gururu şerefi yıkılanlar var.

Sefil AHMET derki; bilmiyom n’olur,
Takdir hüdadandır yerini bulur,
Sabreden insan tez menzil alır,
Başın eğip, belin büküdenler var.

SEFİL AHMET BAKİ 27/08/1995

 

KARA GÖZLÜM BANA EL OLDU GİTTİ

KARA GÖZLÜM BANA EL OLDU GİTTİ

Kırk yıllık dostunan açıldı aram,
Ok vurdu kalbime sağılmaz yaram,
Dilim durmaz söyler, yazıyor kalem,
Bana bir acayip hal oldu gitti…

Şimdi bilmem n’oldu evvel nasıldı,
Geldi dertler dert üstüne basıldı,
İki gözüm iki çeşme kesildi,
Durmadan akıyor sel oldu gitti…

Elli dörde vardı dayandı yaşım,
Görmez oldu gözüm döküldü dişim,
Guğu kuşu gibi sakalım başım,
Geldi geçti ömür yel oldu gitti…

Gene zehir oldu ekmeğim aşım,
Tükensin ırızgım kesilsin başım,
Acı, acı akan gözümden yaşım,
Yanaktan gamzeye yol oldu gitti…

Küçük yaştan beri çok çektim çile,
Bir sefa sürmedim ben güle,güle,
Hiç sevmem yalanı yapamam hile,
Kara gözlüm bana el oldu gitti…

Yıktı gönül sarayımı köşkümü,
Harap etti muhabbeti aşkımı,
Minnet etmem sana şurda beş günü,
Nidem el aleme dil oldu gitti…

İstemem yaşamak usandım candan,
Ayırma Allah’ım imandan dinden,
Akıl zai oldu kederden gamdan,
Eyvah Sefil AHMET del’oldu gitti…

SEFİL AHMET BAKİ